ÜLKEMİZDEN:
İl Müftüsü Burhan İşliyen'den Miraç Kandili Mesajı

 İsrâ ve Miraç, Sevgili Peygamberimizin (sa) insanlığı İslâm’a davet sürecinin en zor yıllarında bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya, oradan da zaman ve mekânın sahibi Allah’ın sonsuz ayet ve kudretini müşahede etmek üzere semaya yaptığı pek çok ilahî hikmet ve bereketi içinde barındıran manevî bir yolculuktur. Bu mübarek yolculuk, İsrâ suresinin ilk ayetlerinde şöyle dile getirilmektedir: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”

     Miraç, bir yükseliştir ve her şeyden önce yükselme yollarının yegâne sahibinin Yüce Allah olduğu bilincine varabilmektir. Kulun Allah’a yükselişidir. Beşerîlikten insanlığa yükseliştir. Müslümanlar bu yükselişi Resûl-i Ekrem (sas)’in örnekliğindeki gibi ancak O’nun razı olacağı bir hayatı yaşayarak gerçekleştirirler. Miraç, sadık ve samimi bir iman, ibadet ve taat, ihlas ve takva, güzel huy ve ahlâk, hayır ve hasenat, hak ve hakikat, doğruluk ve dürüstlük, adalet ve sevgi, merhamet ve şefkat, dostluk ve kardeşlik, sabır ve sebat, fedakârlık ve cömertlik, yardımlaşma ve dayanışma gibi fazilet ve erdemler ile yükselmektir.

      Her yıl gelen miraçla önce inancımızı, sonra bağlılığımızı, samimiyetimizi, amellerimizi yenileriz. Riyaya, kibre, samimiyetsizliğe, ikiyüzlülüğe karşı dindarlığımızı yeniden gözden geçiririz.

      Her yıl gelen miraçla aile bağlarımızı, anne ve babamızla, yavrularımızla ilişkilerimizi, komşularımızla olan bağlarımızı yenileriz.
      Bilindiği gibi Peygamber Efendimiz (sas), miraçtan üç büyük hediye ile dönmüştür: Birincisi gözümün nuru, müminlerin miracı dediği namaz; ikincisi Bakara suresinin son iki ayeti; üçüncüsü de istikametini imana çeviren herkesin, sonunda cennete gireceği müjdesidir. Üç hediye aslında İslâm’ın gayesini sembolize etmektedir. Namaz ile günde beş kez Rabbinin huzurunda durarak bireysel yükselişini yakalayan mümin, miraç müjdesi ayetlerle sorumluluğunun sınırlarını ve ufuklarını görür. Ayrıca resuller arasında bir fark olmadığını, bir fark gözetilmediğini, tevhit elçilerinin ortak misyonunu evrensel ve ideal bir hedef olarak önüne koyar. Toplumsal barışın tarihsel kökeni bu ayetle âdeta abideleşir. Ve mümin, iman istikametinde olduğu sürece cenneti kazanacağını bilir. Böylece imanın evrenselliği, yüceliği, kuşatıcılığı, ebedîliği bir müjde olarak,bir hediye olarak sunulur.

     Miraç Kandili, arzularımızın, tutkularımızın, bencilliklerimizin egemenliğinden, esaretinden kurtularak gerçek yükselişe nasıl varacağımızı öğretir. Bizi günahla buluşturan her türlü bağdan kurtulmak, bir şekilde ruhumuza sızmayı başarmış şerlerden azad olmak, şeytanın her türlü oyun ve desiselerine karşı dirayet kazanma konusunda bize kalıcı, geliştirici bir bilinç kazandırır. Nefis ve şeytana ve onların hilelerine karşı her zaman yüksek bir teyakkuzda olmayı hatırlatır.

      Bu gece vesilesiyle bir kez daha hatırlatmak isteriz ki, “insanlık için gönderilmiş hayırlı bir ümmet”in bireyleri olarak her birimize yüksek sorumluluklar düşmektedir. Etrafımızda olup bitenlere karşı duyarsızlığımızı sürdürerek, bizi sürekli kuşatan tuğyana karşı mütemadiyen kayıtsız kalarak salih bir mü’min olma iddiasını korumamız mümkün değildir. Bu gecelerde adaletsizliklere, ikiyüzlülüklere, insanı baştan çıkaran ve onu Rabbinden uzaklaştıran iğvalara karşı gerekli duyarlılıklarla donanarak dua ve niyazlarımızı bir tam bir özgürlük yükselişiyle taçlandırmak durumundayız. Bu geceler bize, hem Müslümanların karşılaştıkları ağır ve çekilmez acılardan kurtulma yolları hakkında düşünme hem de zaman zaman yersiz ve temelsiz hedefler adına Müslümanların birbirlerine reva gördükleri sıkıntıları sorgulama imkânı vermelidir. Bugün artık insanlığın topyekûn yaşadığı manevi kayıplar üzerine düşünmek de her Müslümanın asli görevleri arasında yer almalıdır.

      Allah’a derin bir içtenlikle yöneldiğimiz bu gecede rahmet ve merhametin sahibi olan Yüce Rabbimizden af ve mağfireti öğrenmeliyiz. Bu duygu ve düşünceler içinde başta cemaatimiz olmak üzere milletimizin ve tüm İslâm âleminin mübarek Miraç kandilini kutluyor; feyz ve bereketinden hepimizin istifade etmesini, Miraç gecemizin gerçek yükselişlerimize vesile olmasını, hepimize günah yüklerimizden arınarak, ruhlarımızı beraatlarımızla taçlandıracağımız Berat Kandiline girmeyi nasip etmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.    

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner239
banner254

 82 milyon, beyin fırtınası yapacak.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan ‘‘Ülkem İçin Bir Fikrim Var’’ Projes 82 milyon,...

Haberi Oku